TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 124.015
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 9.561
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 72
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 5.297
Köşe Yazısı

Türkiye’nin Felaketi İklim Değişikliği (1) (Nurettin Konaklı Yazdı )

Türkiye son yıllarda Doğu Akdeniz’den Orta Doğuya ve kendi içinde milli güvenlikten ekonomiye sorunla baş etmeye çalışmaktadır. Bir de bunların dışında evrensel de olsa Dünyayı, Türkiye’yi, dolaysıyla Anadolu’yu etkileyen ve..

Türkiye’nin Felaketi İklim Değişikliği (1) (Nurettin Konaklı Yazdı )

Türkiye son yıllarda Doğu Akdeniz’den Orta Doğuya ve kendi içinde milli güvenlikten ekonomiye sorunla baş etmeye çalışmaktadır. Bir de bunların dışında evrensel de olsa Dünyayı, Türkiye’yi, dolaysıyla Anadolu’yu etkileyen ve etkileyecek olan iklim değişikliği felaketi kendini; kuraklık, az kar, düzensiz yağmur, seller, beklenmeyen buzlanmalar ve mevsimlerin zamansal kaymaları ile iyice hissettirmeye başlamıştır.

Çevreci bilim insanları dünya ikliminin 0.9-1 derece arasında arttığını, Dünya çevre düşünürlerinin tüm hedefi önümüzdeki 10 yıl içinde bu artışı 1.5 derecenin altında tutmak olduğu, daha yükselme ihtimali bulunduğu, hazırlanan kuraklık haritalarına göre başta; Avrupa olmak üzere Türkiye’nin de bu kuraklıktan çok olumsuz etkileneceği belirtmektedirler.

Türkiye 2019-2023 dönemi Ulusal Su Planı’na göre yıllık su tüketimimizin 54 milyar metreküp olduğunu, bunun yüzde 74’nün tarımsal sulama, yüzde 13’nin içme ve yüzde 7’nin sanayide kullanıldığı, toplam suyumuzun yüzde 25’inin yeraltı suları, diğerinin yer üstü suları olduğu bilgisine yer verilmektedir.

Ulusal Zeytin ve Zeytin Yağı Konseyi’nin 2020-2021 Türkiye Rekolte Raporu’na göre iklim değişikliği sebebiyle zeytin kalitesi olumsuz etkilendiği gibi, ağaç başına 8,3 kg düşüş, yüzde 11 azalma ile yaklaşık 1.317.000 bin ton tahminle bu dönemdeki tane zeytin kayıp miktarının 145 ton olduğu tahmin edilmektedir.

Malatya Konak Horata’nın 300 m yukarısında her bahar iki aylık bir su çıkar, Çoban Dede patladı deriz, sel gibi akan sudan geçerken merkebin devrildiğini bilirim. 1989 yılında bu suyun çıktığı yere önemli sucularımızdan hemşerimiz eski DSİ’ci Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri Genel Müdürlerinden rahmetli İlhami Elgin’i götürdüm; “Bu kalker yapının altına gölet yapılması lazım ki bu su boşa akmasın, depolansın” demişti. Hatta 2025 sonrası Malatya içme suyu temini için bir proje hazırlayıp günün valisine sunmuştu. Valilik arşivden bakılmasında fayda var.

Şimdi Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli açıkladığı Kuraklık Eylem Planı’na göre; belediyelerdeki kayıp kaçak oranının yüzde 37 olduğu, bu oranın düşürülmesi gerektiği, yağmur sularının tutulması için de 150 adet yeraltı barajının yapılmasının planlandığını belirtmiştir. Demek akıl için yol bir. Bu anlamda Horata depolama alanı da düşünülmelidir.

Kaysı ve fındığın tehlike altında olduğu, Malatya için asgari son 20 yıllık meteorolojik ısı ve mevsim değişikliği haritasına bakarak, nereye gideceğimize ilişkin gelecek 50 yıllık tahminler çıkarılmalıdır.

Boğaziçi Üniversitesi İDPUAM’nin raporuna göre 2021-2050 yılları arasında Malatya Kaysısında yüzde 40, yüzde 13, Ege Bölgesinde üzümde yüzde 20, Güneydoğu Anadolu’da yüzde 40 verim kaybı bekleniyor. Raporda dahası; “Yeni yöntemler ve iyi uygulamalarla üretim yapmak zorundayız. Malatya kayısı için cazip olmaktan çıkıyorsa bu üretimi nerelere kaydırabileceğimizi de düşünmemiz gerekiyor.”  Denilmektedir.

Nitekim NASA’nın “Measuring Earth’s Surface Mass and Water Changes” program ve verileri ile hazırlanan yer altı suları ve toprak nemi haritasına göre Avrupa, Trakya ve Anadolu’nun büyük bir bölümü kuraklık, çölleşme sinyalleri vermeye başlamış, son 60 yılda ekseriyeti tatlı su olan ve 70 gölü kuruyan Türkiye çok büyük tehlike altında olduğu rapor edilmiştir.

Bu önemli ve hayati konuya NASA uyarılarına göre gelecek yazıda devam edelim. Biz insanların cismi küçük, buna karşılık cürmünün büyük olduğunu tefekkür edelim.

YORUMLAR (2)

  1. Enver KALAYCIOĞLU diyorki:

    Nurettin Bey…Ülkemizin ve dünyamızın sorunu olan su ile ilgili güzel bir yazı yazmışsınız.Horata da bulunan Çoban Dede nin suyunun yeraltı barajı olarak değerlendirilmesi isabetli bir karar olur…teşekkürler…

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL