Köşe Yazısı

Toplum Mühendisliği ve KOVİD-19 (2)

Önce insan olarak geldiğimiz nokta; KOVİD-19 kendini kahraman gören insana zavallı ve ölümlü olduğunu hatırlattı. Dedi ki; ey insan güçlü değil zayıfsın, doğal hayatta Allah’ın koyduğu meşru yaşayış düzeninin dışında yaptığın her..

Toplum Mühendisliği ve KOVİD-19 (2)

Önce insan olarak geldiğimiz nokta; KOVİD-19 kendini kahraman gören insana zavallı ve ölümlü olduğunu hatırlattı. Dedi ki; ey insan güçlü değil zayıfsın, doğal hayatta Allah’ın koyduğu meşru yaşayış düzeninin dışında yaptığın her müdahale iklimden tıbba, güya üreteceğin bakteriden mikroba kadar, bunlar sana musibet, felaket ve bela olarak geri dönecektir. Sende bunun karşısında çaresiz kalacak ve beterin beteri olduğunu anlayacaksın.

Dünyaya salınan bu korkunun en korkunç olanı henüz tam tanıyamadığımız bu virüsün biyolojik laboratuvar ürünü olduğu ve yeni versiyonlarının geleceğine ilişkin ciddi iddiaların olmasıdır. Fransa’daki bir Siyonist kol ile Çin Komünist Partisinin iş birliği iddiası savunuldu. Virüsün Pekin’e gitmemesi buna güçlü kanıt gösterildi. ABD Başkanı Donald Trump özellikle Çin virüsü diyerek Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ) Çin’in gizli payandası olduğunu ifade etti. Ancak ABD’li doktorların bazıları bu bizim laboratuvarın ürünü diyorlar. Araştırmalarda ABD’lilerin %44’ü Bill Gates’in bu işin içinde olduğuna inanmaktadır. Dahası ABD’de KOVİD -19’un tedavisinde buluş ve ümit beklenen Türk bilim adamı Prof. Dr. İvet Bahar’ın laboratuvarında görevli Dr. Bing Lui (37) şüpheli öldürülmesidir. Türk avukatlar M. Akkurt ve S. Kurt Türkiye’de Çin aleyhine KOVİD -19’u dünyaya geç duyurmasından dolayı zarar gören firmalar adına dava açtılar.

Yeni dünya düzeni için toplum mühendisleri iş başında; iş hayatında dijital dönüşüm olmazsa olmaz gözüküyor, insanlığın nüfusunu azaltma planları var, insanları tam kontrol için çipli aşı planları var, insanları çipleyerek dijital dünya kimliğinin ve dijital pasaportun verilmesi var, yani insanlık big-datasını kurma ve insanlığı sağlıktan ölüme kontrole alma hedefleri var, insanları kısırlaştırma ve ısınan dünyayı iklim bakımından soğutma hedefi var, sermayenin el değiştirmesi var, paranın şekil değiştirmesi ve dijital olması var, ülkelerin milli sınırlarını anlamsızlaştırma gayreti var. Dahası ülkelerin ve insanlığın özel hayatını kaldıran çalışmalar ve istihbaratlar var. Evliliği azaltma, meşru cinsiyeti bozma, insanları kısırlaştırma senaryoları tüm bunları COVİD-19 korkusu ve tedirginliği ile sağlanacağı belirtilmektedir.

İlginç olan 24 trilyon dolar borcu olan, Merkez Bankası ve dolar basımı bazı ailelerde olan ABD’den; İngiltere, AB ve İsrail’in uzaklaşma gayretleridir. En azından Çin, Hindistan yükselen uzak Asya kulvarına yelken açmalarıdır. İşin daha hayret vereni ABD Dışişleri Bakanı eski CİA Başkanı Mike Pompeo’nun babası 89 yaşındaki Wayne Pompeo’nun öldürülmesidir. Bundan hemen sonra 13 Mayıs 2020’de Çin’in bu operasyonların mimarı olarak görülen Büyükelçisi Du Wei’nin Tel Aviv’in kuzeyindeki Herzliya kentindeki evinde ölü bulunmasıdır. Bazen uluslararası diplomasinin dili farklı olabiliyor, biz bu dili 19 Aralık 2016’da Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikastında yaşamıştık. Nitekim Çin Komünist Partisi Başkanı Xi “Dünyadaki bütün büyük değişimler, büyük krizlerden sonra olmuştur…” diyerek, korona felaketinden sonra olabilecek değişimler için vurgu yapmaktadır.

Yoğun elektro manyetik sinyal yayan 5G baş ağrısı olacağını tartışırken, 2030’da uygulanması hedeflenen G6 tam bir kıyamet senaryosu olarak gözüküyor. İnsana yüklenen çipler insan vücudunu bir baz istasyonu haline getirecek, bugünkü insanlık ölecek, robot insan olacak, canlı türlerinin yok olması hızlanacak, 2019’da dünyanın ak ciğeri Amazon’dan Avusturalya’ya ormanlar aylarca yandı, garip felaketler yaşadık, daha fazlasını yaşayabileceğiz. Su tüketiyor diye on binlerce deveyi öldürdük. Bu gidişle birilerinin hırsıyla oksijeni ve suyu bitmiş, organik tohumu bitmiş bir dünyaya gidiyoruz.

Toplum mühendisleri için KOVİD-19 bunlar ve daha başka komplimanlar için bir planlı deneme, bir başlangıç gözüküyor. Birilerince, özellikle aşı ve ilaç firmaları için yakalanan bu korku fırsatının sürmesi lazım. DSÖ Baş Bilim İnsanı Soumaya Swamminathan “koronavirüsü kontrol altına almanın 4-5 yıl sürebileceğini söyledi.”   Böylece küresel aktörler ağzından baklayı kaçırmış oldu. Bu durumda KOVİD-19’ın ikinci, üçüncü dalgalarında virüs mutasyona uğradı, başka bir yeni virüs oldu komplolarına da olacakmış gibi hazır olmalıyız.

Salgın sonrası dünyada büyük bir değişim rüzgârı eseceği açık. Şunu iyi bilelim ki riskler fırsatları da beraberinde getirir. Yeni dönemin normalindeki çalışma hayatına da ayak uydurup, ikiz çalışmaya hem ofis ve hem ev ortamında çalışmaya alışacağız. Dijitalleşen iş hayatında robot ağırlıklı iş hayatı ve işlem azalması daha az insana ihtiyaç olacağından işsizlik sorunu doğacaktır. Bu süreçte akıllı zekâ ürünlerinin kullanım oranı arttıkça, insan ve makine çatışması kaçınılmaz olacaktır. Kira garantili rezidanslar öğrenci evine dönüşmek için görüşmeler yapıyorlar. Çok katlı apartman daireleri cazibesini kaybetti, müstakil bahçeli, doğal ortamlı evler arıyoruz.

Çara; kendi milli üretim ve tedavi yöntemimizi uygulamak, yerli aşımızı bularak sorunu ve süreci yönetmektir. Bundan sonra Savunma, Sağlık ve Tarım sektörlerini eş değerde tutmaktır. Özellikle tarımda gizli açık GDO, ithal tohum dayatmalarını, yerli tohumu, yerli ırkı yasaklama gibi işgalleri kaldırmaktır. Bundan sonra hedef; tasarımda, üretimde, tıbbi malzemede, tıbbi ilaçta, tarımsal üretimde, savunma sanayiinde milli olmak, yerli olmak ve her sürprize hazır olmaktır.

 

Gözüken ve emareler; KOVİD-19 sonrası Türkiye cazip ülke olacaktır. Türk Pasaportu daha değerli olacak. Türk vatandaşlığına geçme talepleri ve dolaysıyla Türkiye’den mülk alma hızı artacaktır. Bu konudaki Çinlilerin 250 bin dolarlık hileli alımla vatandaş olma gayretleri videolarda ayyuka çıktı. Devlet tedbirli olmalıdır. Birçok ülke vatandaşını kaderi ile baş başa bırakırken, Türkiye 114 ülkeden 70 bini aşkın vatandaşını, bazen özel uçak ambulanslarla tahliye ederek insanlara insanlık dersi verdi, hastalarından ücret almadı. Bunun için Türkiye başta; tedavi, ameliyat, termal sağlık turizmi için hazır olmalıdır. Diğer sektörler de bu olumlu havadan faydalanacaktır. İlk müjdeli mesaj Afrika ülkelerinden mobilya sektörüne gelmiştir.

Her şeyde bir hayır aramak inancımızın gereğidir. Bediüzzaman 1923’te yazdığı Mesnev-i Nuriye eserinde, “I’lem Ey Mağrur, Mutekebbir, Mütemerrid Nefis! Sen öyle bir zaafiyet, acz, fakirlik, miskinlik gibi hallere mahalsin ki, ciğerine yapışan ve çok defa büyütüldükten sonra ancak görülebilen bir mikroba mukavemet edemezsin, seni yere serer, öldürür.” diyor. Sanki bu günleri tarif ediyor.

“Dünya beşten büyüktür” ile başlayan süreçte, yükselen Türkiye’de bize düşen görev; Yesevi çizgisinde, Horasan ruhuna sadakatle ve Sarı Saltukların yolunda yürümektir. Ahilik’teki eline, beline, diline sahipliği ve güveni sağlamaktır. Türk kültürünün insanı hoş görme erdemini, insani değerlere sahipliğini, ülkedeki Anadolu ortak yaşama bilincini insanımıza ve yeni vatandaş olacaklara kazandırmaktır. Türkiye’deki göç gereği gelmiş yerli ve yabancı kişilerin oluşturacağı kapalı kültür ve  getto bölgelerinin oluşumuna meydan vermemektir.

Sonuçta tekrarda fayda var; demiştik ki herkesin bir hesabı var, Allah’ın da bir hesabı var. Biz O’na iman etmişiz, hikmetine ram olmuşuz. İsmini Aralık 2019 Çin Vuhan’da duyduğumuz Koronavirüs (KOVID-19) tüm dünyaya çok çok hızlı yayılarak insanlığa sanki ahir zaman Mehdisi, Mesihi görevini yaptı. Dünya ülkelerinde dua niyetine ezanlar okundu, Kuran okundu, secdeye varıldı, billboardlara, toplu taşım araçlarına Hz. Peygamberin hadisleri yazıldı. Tüm bunlar bize İslam’la müşerref kılındığımız için sorumluluğumuzu ve Allah’a şükür borcumuzu hatırlattı ise ne mutlu.

Yazar: Nurettin KONAKLI

YORUMLAR (10)

  1. Zübeyde diyorki:

    Başkanım yüreğinize sağlık, bizim bizden başka dostumuz yok. Horasan ruhumuz hep aydınlık olsun inşallah.

  2. Mehmet Arıcıoğlu diyorki:

    Nurettin hocam gerçekten çok önemli bilgiyi yazmışsınız teşekkür ederim herkesin okuması gerekir diye düşünüyorum kaleminize yüreğimize sağlık

  3. Yahya Yıldiz diyorki:

    Tebrikler ve teşekkürler sayın başkanım… Allah razı olsun. Çok geniş bir perspektiften mükemmel bir değerlendirme. Teşekkürler… Selam ve dua ile.

  4. Cemil GÜR diyorki:

    Değerli Başkanım; olaylara farklı perspektiflerden bakma fırsatı sunduğunuz için sonsuz teşekkürler .Kaleminize sağlık. Selam ve muhabbetle.

Windows Firewall

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL