1100
Köşe Yazısı

Huzur ve Başarının Anahtarı Mutlu Aile

Bu yazıda sizleri benim de okuyarak istifade ettiğim ve önsöz yazdığım iş insanı, eğitimci ve yazar Yaşar TÜKEK üstadın 2000’li yıllarda İstanbul’da başlayan, kendilerinin koordine ettiği Bilimsel, Ahlaki, Demokratik, Ekonomik..

Huzur ve Başarının Anahtarı Mutlu Aile

Bu yazıda sizleri benim de okuyarak istifade ettiğim ve önsöz yazdığım iş insanı, eğitimci ve yazar Yaşar TÜKEK üstadın 2000’li yıllarda İstanbul’da başlayan, kendilerinin koordine ettiği Bilimsel, Ahlaki, Demokratik, Ekonomik Gelişme kısaca BADEG Projesi sürecindeki deneyim, gözlem ve insanlarla bizzat yaşadığı olayları bir araya getirerek, ahilik kültürünü de katarak hazırladığı el emeği, göz nuru kitabımızın adı Mutlu Aile Başarılı Bireyler. Sahi bir insan yıllarca deneyip, aylarca çalışıp niye bu kitabı yazma zahmetine girer. Düşündüm tek cevap buldum; oda biz insanlara olumlu dokunmak ve fayda sağlamak.

Zaten kitabın ismi de bunu çağrıştırıyor. Kararan hayat atmosferimizi medyada akıl almaz eğitimli ve eğitimsiz fark etmiyor insan geçinenlerin akıl almaz planlı cinayetleri, kötü örnek olayların doldurduğu karanlık dünyamızı aydınlatacak bir düğmeye basabilmeye ne kadar ihtiyacımız var. Ümit ederim tetkikle ferdi veya ailece okuyacağınız bu eser sizlere mutlu bir hayat yolunda huzur ve başarınız için bir el feneri olacaktır.

İnsan olarak hayatımızın ekseriyeti karşıdaki insanlara güven üzerine kuruludur. Mesela araba kullanırken yön ve hız mesafemizi önümüzde giden arabaya, karşıdan şeridinde gelen arabanın şoförüne duyduğumuz güvene göre hareket ederiz. En deneyimli, usta şoför reflleksleri en güçlü olan şofördür. Peki bizler kendi hayat arabamızı kullanırken, bilinen bilinmeyen, görünür görünmez risklere karşı bir yaşam refleksimizin olması gerekmez mi? Son sözü baştan söyleyeyim bu Kitabı risk ve bilinmezlerle dolu hayatımızın refleslerini kazanmak için okumalıyız. Kitap ilaç gibi özdür, veciz sözdür, biz bu bilgileri müzakere ederek, hafızamızda çoğaltarak, aile ve çevremizle paylaşarak günlük hayatımızda aile ve birey olarak mutluluk ve başarımıza katkı sağlayabiliriz.

İnsan olarak günlük hayatımızda davranışlarımızı, kararlarımızı belirleyen bazı kelime ve kavramlarımız vardır. Günlük hayatımızda en çok kullandığımız temel taşı kelimeler; Evet, Hayır, Teşekkür, Özür’ dür. Evet derken iyi düşün, hayır derken de çok iyi düşün çünkü bunlar ağzınızdan çıktıktan sonra size bir maliyeti, zararı, zahmeti, huzuru ve riski vardır. Herkesin günlük hayatında bu evet ve hayırı tedbirsiz, dikkatsiz kullanmasından dolayı yaşadığı ve katlandığı bir maliyet, zahmet veya kolaylık olmuştur. Şirket kurarken evet, evlenirken eveeet! gibi.

Diğer taraftan insan hayatı bizim ve başkalarının birbirlerine verdiği üzüntü ve mutluluklarla iç içedir. Bu durumda insan olmamızın gereği teşekkürde edeceğiz, özürde dileyeceğiz. Bence evet ve hayır derken çok dikkatli olmalı, ince eleyip sık dokumalıyız. Teşekkür ederken ve özür dilerken de çok cömert olmalıyız. Bundan dolayı huzur duyar ve rahatlarız.

Önemli bir hususta iş hayatının hız kazandığı, protokole bağlandığı dünyamızda Lütfen Cevap Veriniz (LCV)’ye geri bildirimde hassas, aceleci ve dikkatli olmalıyız. Misal olarak bize bir davet geldi, bizden buna katılıp katılmayacağımız soruluyor. Bize düşen görev ivedi olarak durumumuzu bildirmektir. Bir cümle davetinize katılıyorum veya katılamıyorum, teşekkür ederim. Üzülerek belirteyim bugün birçok insanımız bu nezaketten yoksundur.

İnsanlarla olan ilişki ve davranışlarımızda şu üç kavramı hep önemsemişimdir. Bunlar Sempati, Antipati, Empati’ dir. Bir insana içimizden bir sevgi, onunla birlikte olmaktan haz duyarız bu sempati olur. Bir insanda vardır yan yana geldiğinizde bu insandan bir itilme, rahatsızlık hissedersiniz buna antipati hissi diyoruz. Hayatta bazen öyle davranışlarla karşı karşıya kalıyoruz ki bu durumda becerebilirsek empati yapmalıyız. Bu halde ben onun yerinde olsam ne yapardım. Derin nefes alırdım, onun yerine kendimi koyar, empati yapar, Hz. Peygamberin buyurduğu gibi; bir anlık hiddetimi yener, kızgınlığımı kontrol eder kahraman olurdum, bir beladan, bir cinayetten kurtulurdum.

İki cihan dünya ve ahiret yolunda yürürken olmazsa olmaz şu üç kelimeye Ufuk, Usul Üslup odaklanmayı önemli bulurum. Ufuk; önümüzü görmek, nereden geldim nereye ne amaçla gidiyorum. Ne yaptım ne yapmalıyım? Kalan ömrüm için bir zaman planım var mıdır, nasıldır, ömrümün hangi vaktinde hangi işi, hangi öğrenmeyi, hangi tahsili vb. yerine getirmem gerektiğinin tasavvurudur, planıdır. Usul; öngördüğüm ufuk senaryomu ne zaman, nasıl, hangi yol ve yöntemle akıllı şekilde yapmalıyım. Üslup; ufukta tasarladığım, usulde planladığım programı, planı, hangi üslupla, nasıl bir nezaketle, bir protokolle yerine getirmeliyim ki hedefime ulaşmamda, olumlu sonuç almamda bir başarısızlık olmasın. Tekrar vurgulamak gerekirse ufuk, usul, üslubu ihtimamlı şekilde mantık terazisinde tartmamız, değerlendirmemiz, protokolü içinde yerine getirmemiz hayati önem arz etmektedir.

Müteşebbis Gelişim Vakfı (MESVAK)’ın hayata geçireceği Ustam da Çıraktı Ahi Gençler Projesine katılan çırakların da okumasını tavsiye edeceğimiz bu kitabın; yukarıda özetle sunduğum hayatımızın günlük rutin ritüelleri içinde bir anahtar, bir el feneri görevi göreceğine olan inancımı belirtir, sayın Yaşar TÜKEK üstada, bu çalışmaya katkı veren herkese ve siz değerli okuyuculara teşekkürlerimi sunarım.

(*) Müteşebbis Gelişim Vakfı (MESVAK) Başkanı

(*) Kitaptan temin etmek isteyenler yasartukek@gmail.com ile yazışabilirler.

Nurettin KONAKLI (*)

nkonakli44@gmail.com

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi:

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL