Köşe Yazısı

DAĞILDIK…( BÜLENT KAAN KÖSE YAZDI )

Yeni Malatyaspor’umuz, geçen hafta aldığı mağlubiyetten sonra ‘’kendi’’ rakiplerinden mutlaka üç puan alma hedefiyle bu karşılaşmaya çıkıyor, üç puandan başka bir şey düşünmüyordu. Maça başlarken her şeyin olumlu olacağına dair..

DAĞILDIK…( BÜLENT KAAN KÖSE YAZDI )

Yeni Malatyaspor’umuz, geçen hafta aldığı mağlubiyetten sonra ‘’kendi’’ rakiplerinden mutlaka üç puan alma hedefiyle bu karşılaşmaya çıkıyor, üç puandan başka bir şey düşünmüyordu. Maça başlarken her şeyin olumlu olacağına dair inancım tamdı. Hep beraber ‘’pozitif’’ yanlara odaklandığımız maçın analizine geçelim…

Karagümrük, genel hatları ile savunmadan oyun kurmayı çok seviyor. Takım, savunma çizgisini öne çıkardığı için tek paslar ile hücuma çıkıyor. İrfan Hoca buna iyi çalışmış. Topu rakibe bırakıp, ilk çeyrekte ne yaptıklarını sahada takıma gösterdi. Bu durum, savunma önde olduğu için tek toplar ile hücuma çıkmamıza sebep oldu. İlk golü, hatırlayalım…

Ani kazanılan top ile Haddadi, boş koridoru çok iyi gördü ve direkt Tetteh’e oynadı. Takım, ikinci bölgeden top çıkışına müsaade etmeden, şok baskılar ile kazanım sağlayıp aynı şekilde ikinci golü attı. İrfan Buz, ciddi anlamda iyi taktisyen. İki farklı öne geçen bir takımın aynı şekilde oyuna devam etmesi gerekiyor. İşin hücum kısmını yaparken savunma kısmını da unutmamak gerekiyor.

Futbol, bir bütün. Rehavete kapılan takım, bölgeler arası geçişleri çok boş bırakınca, Karagümrük merkezde üstünlüğü ele aldı. Topla oynayan takımlar, bir şekilde pozisyon üretir. Savunma ve merkez arasında ciddi iletişim sıkıntısı var. Saha parselasyonuna bakarsanız, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Bu durumu şu şekilde örneklendirebiliriz. İki farklı öndesin, hücuma devam ettiğin takdirde pozisyona giriyorsun, e gol de geliyor. Neden çekiliyorsun kardeşim, devam etsene. Atmak için yemek mi lazım? Maalesef ikinci golden sonra ilk on beş dakikalık dilimde konsantrasyonu iyi yönetemedik. Sonucunda da, sadece bizim başımıza gelecek bir gol ile karşı karşıya kaldık.

Devreye iki farklı önde girmek başka, tek farklı başka. Bu maçı neden kaybettiğimizi merak edenler, rakibin oyunun büyük bir bölümünde düşmesine rağmen aynı formattan vazgeçmeyişine baksın. Futbol canlı bir oyun, kendini salarsan bunlar olur. Bir önerim daha var, teknik ekipte kim varsa o bölgede, stoperlere pozisyon almayı öğretsin.

Oyunda ve sonradan dahil olan hiçbir stoper, yenilen gollerde reaksiyon veremedi. Topu değil, adamı takip edeceksin. Topu takip etmek, yalnızca kalecinin görevi. Hoş, o da onu beceremiyor. Bireysel performanslara yazının sonunda değineceğim.

Malatya’nın mazisi, futbolcu egosundan üstündür. Malatyaspor naz çekmez (!) Maçın devre arasına Karagümrük’ü moralli soktuk. Yapılan en temel hata ise Muhammed’in oyundan çıkıp Mustafa’nın sağ bek pozisyonuna geçmesiydi. Tek farklı skorun üstüne ancak son beş dakika yatılır. Mustafa’nın hücum gücünden yararlanamayınca, Âdem ve Tetteh çok yalnız kaldı. Munir’i oynatan da Mustafa imiş…

Bu arada, çocuk çok yetenekli, 3-5 milyona heder etmeyelim… Ben köşede olsam yarıya Haqi hamlesi ile başlardım. Neden mi? Geride olan rakip üstüne gelecek, bu sayede arkada boşluk üstüne boşluk bulacaksın…

Neden döneriz ki 3-5-2’ye… 4-4-2’de ne yaptık, 3-5-2’de ne yaptık. Bir ona bakalım… Taktiksel hatalar bize bu maçı kaybettirdi. 10 kişi kalmak değil. Her iki yarıda da oynanan oyunda ciddi fark var. Umarım bu puanı aramayız.

Genel hatları ile ilk yarıdaki taktiğe, takıma odaklanmak daha doğru. Bu maçı verdiğimiz için sinirliyiz, yoksa kimse beklemiyordu bir yarıda Karagümrük’e 3 gol atmayı değil mi? Bu takımın genel oyun formasyonu 4-2-4’tür bana göre. Kanatlara atacaksın Haqi ve Mustafayı, ileride de Bwalya ve Tetteh olacak. Merkez ise değişimli… Mallan – Aabid, Jospin – Mallan Aabid, Ndong…   Defans hattına ise çözüm bulmak şart.

Wallace, alternatifsiz olduğu için fazla havalarda. Sadık, ‘’Semih Kaya’yı yedekledim’’ düşüncesinde, Semih ise bambaşka ‘’ego’’ içinde. Bugün itibarıyla kadro dışı kalmalıdır. Bu adam değil miydi, maç sonu taraftarı tehdit eden? Yönetimimiz bu işi en kısa sürede çözmeli. Abdulsamed’i ise 3-4 sene kiralamak lazım. Zamanlama, konsantrasyon, özgüven eksikliği… Ne ararsan var. Takımımızın psikoloğu yoksa göreve talibim…

Burası Süper Lig, bu kadar bireysel hata yapamazsınız. Evet, genç, fakat İrfancan Eğribayat’ta genç… Ersin Destanoğlu’da, Uğurcan Çakır da… İğneyi biraz kendine batırmalı. Ben hoca olsam şu performansla üçüncü kaleci bile yapmam.

Semih Kaya için de geçerli. Yenilen son golde ne yaptığına bir bakmalı…  Eğer görevin adam durdurmaksa, yapacaksın, kafan da kopsa yapacaksın, ayağında kırılsa yapacaksın! Burası kimsenin çiftliği değil.

Hakeme zaten hiç girmiyorum. Yazıklar olsun… Bu kadar kolay düdük çalınır mı? Her maç milyon tane faul olur o zaman. Ayıptır, günahtır… Kim Malatyaspor’un üstüne oynuyorsa çıksın açık açık söylesin, siz de rahatlayın biz de.  Saygılarımla…

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL