
Hayatta her şeyin bir karşılığı vardır. Para kazanırsınız, harcarsınız. Makam sahibi olursunuz, süresi dolar. Şöhret kazanırsınız, zamanla unutulursunuz. Ama insan olmanın, gönüllerde yer etmenin, bir dostun, bir sevenin duasında var olmanın karşılığı ne parayla alınır ne de makamla ölçülür. İşte bunun en güzel örneğini geçtiğimiz günlerde Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’in muhterem annesi Fatma Geçit’in ebediyete uğurlanışında gördük.
87 yıllık ömrünü evlatlarına, ailesine, iyiliğe adamış Fatma teyze, dualarla, hayırlarla anılarak sonsuzluğa uğurlandı. Şehir Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazı ve Elmalı Mahallesi’ndeki defin sırasında Malatya, belki de uzun zamandır görmediği bir vefa örneğine şahit oldu. Çünkü orada toplanan kalabalık, sadece bir başkanın annesinin cenazesine katılmak için değil, bir gönül insanına, bir vefalı evlada destek olmak için bir araya gelmişti.
İnsan Makamla Değil, Vefa ile Büyür
Bugün etrafımıza baktığımızda, bir makamı olanın etrafı kalabalık olur ama içi ne kadar doludur, işte o tartışılır. Çünkü menfaat ilişkileri üzerine kurulan dostluklar, gün gelir dağılır. Ancak gönül bağıyla kurulan dostluklar, bir ömür boyu sürer. İlhan Geçit’in etrafındaki kalabalık da bunun en güzel kanıtıydı. Kiminin hastasına yetişmiş, kiminin derdine derman olmuş, kiminin cenazesine koşmuş, kiminin derdine ortak olmuş. İşte gerçek makam, gerçek servet budur!
Para, pul, makam her şey gelip geçicidir. Ancak insanların duasında yer almak, birinin “Allah razı olsun” dediği bir insan olmak, işte gerçek miras budur. Bugün nice zenginler var, servet içinde yüzenler var ama ölüm gelip çattığında arkasından kaç kişinin dua ettiğini hesap edemeyenler de var. Nice iş insanları, nice para babaları var, lüks içinde yaşıyorlar ama kalplerindeki fakirlik hiç bitmiyor. Çünkü insanın gerçek zenginliği malı mülkü değil, dostlarıdır, sevdikleridir, arkasından edilen dualardır.
Fatma Anne’nin Mirası: Hayırlı Bir Evlat Bırakmak
Bir anne için en büyük mutluluk, evladını güzel yetiştirmek, ona iyiliği, vefayı, sevgiyi öğretmek ve dünyaya hayırlı bir insan bırakmaktır. Fatma teyze, tam da bunu başarmış bir anneydi. Bugün Malatya’nın dört bir yanından insanlar İlhan Geçit’in acısına ortak olmak için taziye çadırına akın ettiyse, bu onun annesinin bıraktığı en büyük mirasın bir göstergesiydi. Bu öyle bir miras ki ne para ile satın alınabilir ne de başka bir şeyle ölçülebilir.
Bugün nice insanlar var, ömürlerini paraya, zenginliğe, gösterişe adamışlar ama bir dostun duasına bile muhtaç kalmışlar. Oysa bir insanın en büyük serveti, arkasından edilen dualardır. Fatma teyze de bu dualarla uğurlandı, İlhan Başkan da bu duaların kıymetini bilen bir evlat olarak annesinin en büyük gururu oldu.
Ölüm Kaçınılmaz, Ama Bıraktığımız İz Bizim Seçimimizdir
Hepimiz bir gün bu dünyadan göçüp gideceğiz. Ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemli olacak. Arkada kalanlar, bizden nasıl bahsedecek? “Makamı vardı ama gönlü fakirdi” mi, yoksa “Adam gibi adamdı, gönül sahibiydi” mi? İşte hayatın asıl sorusu budur.
Fatma teyze, arkasında hayırlı bir evlat bıraktı. İlhan Geçit, annesinden aldığı vefa duygusuyla her zaman insanlara dokundu, yanlarında oldu. İşte bu yüzden Malatya, onun yanında oldu. İşte bu yüzden onun acısına ortak oldu. Bu, ne makamın ne paranın ne de başka bir şeyin satın alabileceği bir sevgiydi.
Fatma Geçit’e Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun. Geride hayırlı bir evlat bırakan, dualarla anılan, gönüllerde yer eden bir annenin huzur içinde uyuyacağına eminiz. Ve bu yazıyı okuyan herkes bir kez daha düşünmeli: Geride nasıl bir iz bırakacağım? Bir duayla mı anılacağım, yoksa yalnızlık içinde mi kaybolacağım?
Başın sağ olsun, İlhan Başkan… Ama bil ki, senin annen ardında en güzel mirası bıraktı: Hayırlı bir evlat… Ve bu dünyada bundan daha büyük bir gurur yoktur.
REMZİ HAYTA YAZDI

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)