17 Ocak 2021 TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 156.792
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 7.550
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 168
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 8.005
Köşe Yazısı

Alaylı Gazeteci Olmak!

Bu yazıyı kaleme alan; ortaokul mezunu, tabir yerinde ise kalemle doğmuş daha küçük yaşlarda gazete dağıtmaya başlamış, GAMEDA’da dergilerin arasında yoğrulmuş, hayatında ne evi, ne arabası, ne bankada parası olmuş,..

Alaylı Gazeteci Olmak!

Bu yazıyı kaleme alan; ortaokul mezunu, tabir yerinde ise kalemle doğmuş daha küçük yaşlarda gazete dağıtmaya başlamış, GAMEDA’da dergilerin arasında yoğrulmuş, hayatında ne evi, ne arabası, ne bankada parası olmuş, bir tek fotoğraf makinası olan bir gazetecidir.

Bir düşünür; Aydın’ı tarif ederken, “Aydın olmadan önce insan olmayı” tavsiye eder, diploma yüklü varlıklara!

Başka bir düşünür;,”Mesleği insan olmalı insanın! Mekteplerin diploma dilencisi  ve istikbalin mevki dilencisi değil!” der..

Şu sıralar her yazdığım yazı diploma dilencisi birilerini rahatsız ediyor her nedense. Tetikcilikle, Yandaşcılıkla, Sözde Gazetecilikle, Çakma Gazetecilikle suçluyorlar!

İlkokul mezunu olduğumu, cahil olduğumu söyleyenler, bu yazıları nasıl yazdığıma akıl sır erdiremiyor!

Çünkü meseleyi sadece “Diploma” yönüyle ele alıyorlar.

Neymiş hiçbir tedrisattan geçmemiş biri nasıl olur da böyle yazı yazar (mış)!

Kime ne anlatacaksın ki?

Tedrisat acaba sadece, Üniversitenin koridorundan, sınıfından geçmekle mi mümkündür!

Tedrisatı sadece öğrenim olarak görürsen ve aldığın bir kağıt parçasına mahkum edersen tüm kariyerini, diyebilecek bir sözüm olmaz. Ama tedrisata anlam yükler, eğitimi de içine nakşedersen bununla yetinmeyip, “Çırak-Kalfa-Usta” kavramı ile taçlandırırsan, işte o vakit diploma mahkumiyetin ortadan kalkar.

İşte o Diploma mahkumu meslektaşlardan biri  geçenlerde isim vermeden beni eleştirmiş bir yazısında.

Cahilliği, diplomaya mahkum edecek kadar büyük bir cahillik sergileyerek eleştirmiş hem de!..

Ben, çocukluğumdan beri bu mesleğin içindeyim.

Ortaokul Mezunuyum.

Okurum ve yazarım.

Okuduğum kitap senin boyunu aşmıştır.

Ama senin gibi diploma mahkûmiyetim yoktur çok şükür.

Yazarım!

Kimi zaman şehrin demini kaleme alır, kimi zaman zübüklerin kahrolası gerçek yüzünü işlerim satırlarıma…

Siyaset yazarım. Ama Senin gibi üstüne giydirilen ideoloji elbisesinin esiri olmam!

Körkütük ideoloji sarhoşu olmadan yazarım!

Okuryazardan kastın buysa, ben hem okurum, hem de yazar!

Ne öğrendiysem gazeteci büyüklerimden öğrenmişimdir. Merhum Ahmet Vardar bu ustalarımdan biridir mesela!

Alaylı Gazeteciliği dibine kadar yapanlardanım.

At Gözlüğü ile, ideolojik saplantılara mahkum olarak bakmam meselelere.

Bir Şehri yönetenin hem artı, hem de eksi tarafı olduğuna inanır, artılarını yok etmem bir çırpıda.

Kendimi, Roma Krallığının adalet dağıtıcısı olarak görmem senin gibi!

Nefret ile gazeteciliği ayırt ederim mesela!

Kimse cahilliği ile elbette gurur duymaz!

Ama sırf üniversite bitirmedi diye bir insanı cahil diye yaftalayan, cahilin ta kendisidir!

Sizin, Türkiye’de cahil sınıfına soktuğunuz fakirlikse, ‘Ben Cahilim!’

Sizin, Türkiye’de cahil sınıfına soktuğunuz garibanlıksa ‘Ben cahilim!’

Bir kağıt parçası insanı aydın ya da cahil yapmaz.

Öyle olsa, Sen O mühim dediğin adamlardan aldığın tedrisatla buralarda sürünmezdin!

Demek ki, aldığın tedrisatla meslek başarısının devamiyeti arasındaki fark bir uçurum kadar fazla!

Ben Alaylı bir Gazeteciyim!

12 yıl gazete dağıttım!

Bugün ki YAYSAT denilen GAMEDA’da tam 14 yıl boyunca gazete dağıttım. Malatya’ya gelip, parası olanların bile okuyamadığı nice dergileri okudum. Gazeteciliği tüm iliklerime kadar hissederek yaptım. Sonra elime geçen her kağıt parçasını okudum. Kitap okudum, gazete okudum ama kimseye ahkâm kesmedim.

Elbette bir gazetecinin tacı, eleştirel bakış açısıdır.

Ancak günümüzde bir eli, bir bacağı, bir gözü kör olan yeni bitme gazeteciler, (Ki ben bunlara sanal gazeteci diyorum) eleştirel bakış açısını HAKARET olarak algılıyorlar.

O yüzden bu memleketin kalkınamamasının temel nedenlerinden biri de hiç şüphe yok ki OKUMUŞ, BİR KAĞIT PARÇASINA KİŞİLİĞİNİ GİZLEMİŞ diplomalı cahillerdir.

Bugün sevk ve idare ettiğim internet sitesi, 13 yıldan beri devam ediyor, ondan önce çıkardığım yayınlar, çalıştığım ulusal gazeteler, yaptığım haberler, hepsi ortada.

Beni çakma diye niteleyen, ‘Çakma İnsandan’ başka bir şey olamaz!

Avrupa’nın diplomalıları, Avrupa’yı kalkındırdılar. Değer kattılar. Türkiye’nin son yüzyıldaki diplomalıları ise maalesef Türkiye’ye Avrupa’ya mahkum etmenin gayreti içerisine düştüler.

Ben Ülkemi Seviyorum. Cumhuriyetçiyim. Atatürkçüyüm, Milliyetçiyim ,Vatanseverim, Bu vatan için canımı gözümü kırpmadan veririm. Namusumla şerefimle bu görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyorum.

Bir Gazeteci düşüncesini fikrini yazabilir saygı duyarım herkesin görüşüne, düşüncesine, ama Meslektaşlarına hitaben kullandığı üslup aslında kendi kimliğidir. Meslektaşlarına saygı duymayan kendine saygı duymaz. Topluma saygı duymaz. Üslup üslup… Meslekteki en önemli kavram

Ben Alaylı bir Gazeteciyim!

Ama gazeteciyim.

Hem de dibine kadar!

Bunu senin Ağababaların da iyi bilir!Bu vesile ile başta benim gibi Alaylı gazeteciler olmak üzere tüm gazetecilerin ‘Çalışan Gazeteciler” gününü tebrik ediyorum.

Saygılarımla.

Remzi Hayta

YORUMLAR (1)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL