Köşe Yazısı

Ak Sütten Çıkmış Ak Kaşık mıyız Acaba?

Covit 19 salgını nedeniyle, işyerleri kapansa da tekrar açılarak hayat kaldığı yerden devam ederken, birilerinin boş ağzından duyduğumuz, en çok karşılaştığımız sorulardan birisi şu. “Ekonomik veriler kötü hem de çok..

Ak Sütten Çıkmış Ak Kaşık mıyız Acaba?

KPMG: Türkiye'de faiz ve kur dengelerinde düzen sağlandı - Ekonomi Gerçekleri

Covit 19 salgını nedeniyle, işyerleri kapansa da tekrar açılarak hayat kaldığı yerden devam ederken, birilerinin boş ağzından duyduğumuz, en çok karşılaştığımız sorulardan birisi şu. “Ekonomik veriler kötü hem de çok kötü! Peki böyle ise bak piyasaya, sokaklara, eğlence yerlerine, tatil yörelerine baktığımızda hiçte denildiği gibi öyle görünmüyor. Gidin markete alışveriş merkezine, tatil yörelerine her yerde para harcayan insanlar var. Bu çelişkiyi acaba şimdi biz nasıl anlayalım ve açıklayalım?

Gerçekten ekonomi, kötüye mi gidiyor? Bunca pahalılıkla karşı karşıya kalmamızın biz insanın hırs fazla para kazanmayla alakası yok mu acaba? Yoksa tüm insanlar iyi niyetli, yönetenlerin basiretsizliğimi buna sebep? Biz de hiç suç yok mu? Ak sütten çıkmış ak kaşık mıyız acaba? Şimdi eğri oturup düzgün konuşalım mı? Türkiye’de şöyle içine yalanı katmadan piyasalara ve çevremizdeki insanlara baktığınızda, haliyle bu şimdide her zamanda aynıdır, iki farklı dünya görüyoruz! İnsanların büyük bölümü hiç geçinemiyor veya ihtiyaca binaen, borçla idare ediyor. Gel gör ki buna karşılık bir bölümü de yüksek bir düzeyde, bir harcama içinde yaşadığı görülüyor ve hayretle bakılıyor, şaşılıyor! Örneğin (başımı sokacak bir evim yok yıllardır kiracıyım) Konut satışları geçen yıla göre sanki biraz düşüş gösterse de hala(parası olan ve durmadan alanlar var)(yeni çıkan bitcoin ile fazla kazanma hırsıyla iki milyar dolarını yatırarak beş milyar kazanmak isteyen varken bir anda sıfıra inerek kaybedenler var, üzülüyorum bunca hırsın sonunda böyle olmasına) görüldüğü gibi maddi gelirimiz yüksek, az olanlarda daha çok kazanma hırsıyla daha yüksek olana yönelerek ya kazanıyor ya kaybediyor, gelirimiz çok yüksek görünüyor, otomobil satışları rekorlar kırıyor, Ankara’da ki alışveriş merkezleri dolup taşıyor, trafik son derecede yoğun görünüyor, sabahları on dakikalık mesafe kırk beş dakika sürüyor, tatil yerlerinde yer bulunmuyor (hiç tatile çıkmışlığım yok çünkü nasıl para biriktirilerek gidildiğini ya ben bilmiyorum, ya onlar çok iyi biliyor), salgın sonrası açılan lokantalar,(Salgında paket servislerle kazandığı kadar kazandı ,kargo şirketleri, alışveriş siteleri o kadar aşırı yoğun ilgiye rağmen yetiştirememenin ıstırabını yaşadılar ve kazandılar) kafeler şimdi dolmaya başlıyor, e-ticaret bütün zamanların en yüksek satışını her gün internet başında izlerken yapıyor.

Çalışamayana kısa ödenek az olsa da verildi, gereken adımlar az çok atıldı. Bunu ben Parti bazında söylemiyorum, iyi niyetli insanları seçmiş olmanın kalitesiyle konuşuyorum. Ortada bir yangın var, bu yangına bir kova su dökülerek söndürülmesi gerekirken, birileri hayır benzin dökelim kökten yansın bundan geriye hiçbir şey kalmasın saçmalığıyla, ortalıkta dolaşıyor ve vatandaşı yanıltarak yaşadığını sanıyor! Bunların kim olduğunu söylemem gerek yok, bakın etrafınıza görürsünüz ya da göremezsiniz sizde ateşiyle yanarsınız. Şimdi son bir soru sorarak bu yazıma son vermek istiyorum, gelirlerimiz düştüğü halde birçok alanda talepte artış var ve ekonomi canlılığını koruyor ve bunun aksini söyleyenler, az maaş alan vatandaştan üç dört kat maaş alarak hayatını devam ettiriyor bunu nasıl ekonomi acaba nasıl açıklamalı acaba?

Ah, pervasız yüreğim ve sancılar içinde bakarken etrafına, içindeki sayaç çalışırken dayanamayarak patlamış, işte düz yolda giderken etrafa çivi ekleyenlerin çukur açanların edepsizliğiyle işte aks kırıldı teker patladı tertemiz yolda, aksla tekerin tamiri yine bana düştü ve sil baştan yoluma devam etmeliyim, yoldaki taşları kaldırarak, çivileri temizleyerek! Benim gibi temiz düşleri kirleteneler varsa temizleyende var olacaktır. Umutsuzluğa dair hiçbir şey yok içimde, umut doluyum Rabbimde, aslında yolda içine düşülesi çok çukurlar var, göz çukurlarım gibi, ben göz çukurlarımın boşluğunu gülümsemelerle dolduruyorum vesselam.

Mehmet Aluç

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL